Obezite ve Covid İlişkisi

Karantina sürecinde yeme davranışları pandemi stresiyle birlikte daha çok etkilendi. Bunlar iştahsızlık, aşırı yeme, tıkınırcasına yeme (binge eating) olarak ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte yaşanan stres uyku düzensizliklerine de yol açmıştır. Uyku düzeni ve kalitesindeki bozulmayla beraber, beyindeki ödül merkezlerini uyaran yüksek yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklere yönelim; fast food, şekerli içecek ve işlenmiş besin tüketimi; ekran başında geçirilen süre; hareketsizlik artmıştır. Tüm bu faktörlerin obeziteye sebep olduğu söylenebilir.

Obezite sadece çok yemek yemek sonucu ortaya çıkan bir fiziksel sorun değil, başlı başına tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. İçinde bulunduğumuz Covid-19 salgınıyla birlikte birçok sağlık sorununa zemin hazırlayan obezitenin beraberinde getirdiği hayati risk önemini tekrar gözler önüne serdi.

Kişinin vücut kitle indeksinin (VKİ) 30’un üzerinde olması obezite tanısıdır. VKİ’nin 35’in üzerine çıkması Tip 2 diyabet, solunum, eklem, kalp problemleri gibi hastalıkların eşlik etmesiyle birlikte insan yaşamı oldukça kısıtlanmaktadır.

Dünya Obezite Federasyonu yayınladığı raporda obezlerde ölüm oranlarının 10 kat daha yüksek olduğunu bildirdi. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden 2,5 milyon kişiden 2,2 milyonu obezitenin yaygın olduğu ülkelerde gerçekleştiğini vurgulandı.

ABD’de COVID-19 enfeksiyonu üzerinde en büyük çalışmalardan biri yapıldı. Petrilli ve arkadaşlarının 1 Mart ve 2 Nisan tarihleri arasında NYU Langone Sağlık merkezindeki, COVID-19 pozitif çıkan 4.103 hastanın kayıtlarını incelediği çalışmada, bireylerin hastaneye yatış nedenleri incelendiğinde, obezitenin yaştan sonra, COVID-19’lular için en büyük risk faktörü olduğu belirlendi. Çalışmada yer alan Covid-19’lu hastaların hastaneye yatış nedenleri ve oranları incelendiğinde en önemli özelliğin 65 yaş üzeri olmak ve obezite olduğu görüldü. İlk belirleyici faktör yaştır ve sonrasında ise bunu obezite izlemektedir.  Bu nedenle, obezite en önemli ‘’kronik’’ faktör olarak belirtilmiştir.

Fransa’da yapılan farklı  bir çalışmada, SARS- CoV-2 nedeniyle yoğun bakıma alınan 124 hastanın VKİ’leri ile invaziv mekanik ventilasyon (IMV) gereksinimi arasındaki ilişki incelendi. Hastaların %47.6’ sını obez (BMI>30), %28.2’sini ileri derecede obez (BMI>35) hastalar oluştururken, toplamda 85 hasta (%68.6) IMV’ ye ihtiyaç duymuştur. IMV gerektiren hastaların oranı yaş, diyabet, hipertansiyondan bağımsız olarak erkeklerde ve yüksek VKİ’ye sahip hastalarda anlamlı derecede ilişkili olduğu bulunmuştur. Çalışmanın sonucuna göre, artan VKİ oranı ile hastalığın şiddeti artıyor. VKİ> 35 olan obez hastalarda, invaziv mekanik ventilasyon riski BMI <25 olan hastalara göre 7 kat daha fazladır. Özellikle hafif enflamasyon halinde olan elma tipi obeziteye sahip bireylerde, bu durum bağışıklık sisteminin virüse cevabını etkiler ve akciğerler üzerindeki basıncı artırır bronşları etkileyerek nefes alıp verme güçlüğü oluşturur.

Elma tipi şişmanlık yani bel çevresi ve iç organ yağlanması yüksek olan kişilerin Covid-19’u daha zor atlattıkları görülmüş. İtalya’da 150 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada yoğun bakımdaki Covid-19’lu hastaların bilgisayarlı tomografi ile vücut yağları ölçülmüş. Viseral yağlanmanın yüksek olması ve beraberindeki hastalıkların Covid-19’u daha zor atlattığı gözlemlenmiş.  Viseral yağlanmayı en doğru sonuçlarla görmek ve pratik kullanım için Viscan oldukça önemlidir. Tanita profesyonel vücut analiz cihazlarıyla da iç yağlanma derecesinin yanında iç  yağlanma alanını cm2 cinsinden görmeniz  mümkün.

 

Kaynaklar

  1. Petrilli, Christopher M., et al. “Factors associated with hospitalization and critical illness among 4,103 patients with COVID-19 disease in New York City.” medRxiv (2020).
  2. Simonnet, Arthur, et al. “High prevalence of obesity in severe acute respiratory syndrome coronavirus‐2 (SARS‐CoV‐2) requiring invasive mechanical ventilation.” Obesity (2020).
  3. Watanabe Mikiko , et al. ‘’Visceral fat shows the strongest association with the need of intensive care in patients with COVID-19’’ Elsevier (2020).
                                                                                                                                                                                           
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           Diyetisyen Tuğçe ALDATMAZ